16 Mayıs 2007 Çarşamba

Kerim'le Kerime

Allah aldı uykumu
Dost dediklerim
Zikti götümü
Şeytan geldi
Arattı nefsimi
Akıl verelim dedik
Bedavaya yediler fikrimi
Rahat oturayım diye
Kestirdim zikimi
Kimse görmez
Benim alın terimi
Timse tanımazdı
Evsiz yurtsuz Kerim'i...

Doğduğumdan beri
Gözleri yaş doluyum
Ben insanlığın
Her gün çiğnenen yoluyum
Sümbül sokak
69 noluyum
Ben delikanlı Kerim,
Namuslu Kerime orospusuyum...

12 Mart 2007 Pazartesi

Korkuyorum Anne

Korkuyorum anne!
Bir sabah uyandığımda
Kahvaltı yapamamaktan
Bir gece uyuyamamaktan
Uyanıp da su içememekten
Korkuyorum anne
Okul yoluna çıktığımda
Güneş geçmesin diye başıma
Şemsiye vermenden korkuyorum
Korkuyorum anne
Soğutuculu ayakkabı giymekten
Her mevsimin yaz olmasından
Korkuyorum anne
İşediğim denizin, suyunu içmek zorunda kalmaktan
Yağmursuz havada şemsiye kullanmaktan
Kardan adam yapamamaktan korkuyorum
Anne!
Coğrafya derslerimde
Haritada göl, akarsu görememekten korkuyorum
Bir sabah uyandığım da yüzümü yıkamak için
Su bulamamaktan korkuyorum
Kendi sıçtığım bokun kokusundan ölmekten
Taş devrine dönmekten korkuyorum
Susuz bir hayatın varolmamasından
Korkuyorum anne
Sensiz yaşamaktan korkuyorum
Küresel ısınmadan korkuyorum Anne!

7 Ocak 2007 Pazar

Ben

Bir sonun başlangıcı ya da
Başlangıcın sonuydu
İlk çığlıklarım annemden ayrılırken
Sonunu kendimin bile bilmediği
Uçsuz bucaksız dünya vadisine gelişimle
Başlayan süreç
Hazır bezler görmedik biz
Höllüklerle kuru tutuldu
Götlerimiz
En cici yatağımızdı
Beşiklerimiz
En güzel kanepelerdi
Şal döşeklerimiz...

Bir kitap okumak istedik
Yollar çıktı önümüze
Bir anaya hasret
Bir babaya özlem duyarak
Bitti upuzun yıllar
Bilinmedik bir şehirde
Bilinen tek yol var
Her şeyi yaşayarak öğrendik
Hayatı böyle sevdik
Önce denedik
Yapamadıkça düzeni anladık
Önce saçlarımız ağardı
Sonra boyumuz ufaldı
Ellerimiz ayaklarımız
Nasırdır hep bu yüzden...

Kendimiz için bir şey yapmadık
Dönen çarkın derdindeydik
Düşüncelerimiz bile olmadı
Düşünmeye vaktimiz de yoktu zaten
Başkalarının hayatlarının içinde
Kendi hayatımızın dışında kalmıştık
Herkese ayırdığımız onlarca yıl arasında
Bize kalan beş on dakikada da
Bunları yazdık ki
Kimse olmasın benim gibi bizim gibi
Diye..

25 Aralık 2006 Pazartesi

Aynı Başlangıçlara Yazılmış Farklı Sonlar

Hep aynı şekilde olmasa da
Bir şekilde, aynı şekilde geldik dünyaya
Aynı şekilde, aynı yolla
Bizi dünyaya getiren insanların belki düşünceleri
Belki de yüzleri farklıydı az buçuk
Az buçuk belki delirmek üzereydiler
Belki karınlarını zor doyuruyorlardı
Boş zamanlarından birinde
Küçücük bir zevkin kurbanı olmuş,
Onların çektikleri çilelerden
Daha çoğunu çekmeye
Mahkum yada mecbur olmuştuk
Bu zaruri mecburiyetten doğan
Ölene kadar devam edecek olan
Hayatımızın geri kalanını
Bizi dünyaya getirenleri birilerine şikayet etmekle
Yada birilerinden farklı olma çabasıyla geçirecektik
Ki öylede oldu haksız mıyım?
Sen, ben, o, biz, siz, onlar
Hepimiz yapmadık mı?
Birilerinden farklı olabilmek için
Çevirmediğimiz dalavere kaldı mı?
En azından benim kalmadı
Yada kalmaması için elimden geleni yaptım desem
Yalan olmaz…
Farklı mıyım?
Bence evet
Ama sadece bu dünyadan gidişim.
Ya senin...

9 Kasım 2006 Perşembe

Çaresiz gözler

Çaresiz gözlerle baktım arkandan
Uzatamadım ellerimi tut diye
Sen beni bir başka ben olarak sevdin
Nasıl değişecek şimdi bu yazgı…
Sonuna gelinen bir yoldayım sanki
Beklide başı,
Son adımı atmaya korkuyorum
Belki ilk adımı olacak bir şeylerin
Seni bulmuşken kaybedebilecek olmak
Korkutuyor beni,
Başka hiçbir şeyden korkmuyorum
İnan ayıplanacağım biliyorum
Belki, sen bunu yapacak son kişiydin
Diyecekler…
Belki bana hak verecekler
Hiçbir şey umurumda değil
Senden başka
Hem de hiç
Sen üzülme diye
Düşünüyorum her şeyi
Herkesi, her ihtimali
Oluruna bıraktım hayatımı
Sen varırsan farkına bir şeylerin
Ki varamazsın biliyorum
Keşke varabilsen keşke bu kadar acı çekmesem
Keşke herkes gibi düşüncesiz olsam
Ama olmuyor işte
Bir uçta sen bir uçta ben
Ortada da bir kalabalık var
Kalabalığı geçtim de sana takıldım
Bir seni düşünüyorum
Her şey bir şekilde başlayacak ve bitecek
Bir tek sensin bana yardım edecek…

28 Mart 2005 Pazartesi

Sevda Çiçeği

Deli gönül feryat eder
Tutulmuş sana
Sensiz bırakma ellerimi
Kalmasın bu gönül yalnızlığıyla
Sevda denen budur
Yaşanmıştır iliklerde
Ben mecnun oldum aşkınla da
Ey Leyla’m nerdesin
Bekliyorum çöllerimde
Özlem dolu yıllarımın
Belki de son sonbaharı
Bir güzel söz söyle sende
Açsın sevda goncaları
Yıllardır zikrettiğim
Aşkı buldum gözlerinde
Baktıkça yok oluyorum
Derin dipsiz yerlerinde
Ay parçası güzel tenin
Alır bendeki beni
Bir bakarsan gözlerime
Unuturum dertlerimi
Ellerini tuttuğumda
Kalbim durmaz olur bende
Ben seni çok seviyorum
Durma haydi sende söyle...

Uzun yıllar beklediğim
Kalbimin tek sahibisin
Bir ömür seni seveceğim
Dünya alem böyle bilsin
Gözlerine bakmak için
Bir ömür beklediğimsin
Avuçlarımdaki nurla
Allah’tan tek dileğimsin
Sensiz düşmem ben yollara
Durduğum her durak sensin
Bu kalp almaz başka yolcu
Aldığım tek yolcu sensin
Koparmadan dalından
Yenilmeyen tadından
En değerli meyvemsin
Parlayan yıldızlarım
Hem güneş’im hem ay’ım
Gece sessizce açan sen "sevda çiçeğimsin"...

14 Mart 2004 Pazar

Ölümsüz sevdalar

yalnız gecelerim
sevdaya aç
sana muhtaç
ahh deli gönül
bu yalnızlıktan kaç
ölümlü bir yar seç
bıktım
ölümsüz sevdalardan..